Setting: Vampire: The Masquerade
Sistem: oWOD - d10
Seviye: Orta Seviye
Tercih Sayısı: 26
GM: Can Toraman
Karakterler
- Tremere Vekilharcı
- Banu Hakim Veziri
- Brujah Arkon
- Nosiferat Zabit
Oyun Tanımı
Nisan 2004 Kuşatma altındaki İstanbul’u terk edebilmek için en güvenilir yol Tremere Kilisesindeydi. Beyoğlun’daki katakomplar her dakika yeni bir Sabbat saldırısını haber veren telefon sesleriyle yankılanıyordu. Belliydi ki Kara El bu sefer iyi plan yapmıştı. İlk yedi haber primojenlerin teker teker indirildiğini bildirmişti. Sonraki hedef ise şehrin yaşlılarıydı. Alarm verildi verilmesine ama geç kaldığımız ortadaydı. Kimsenin elinden bir şey gelemediğini diableri videolarını ShreckNET’e upload ettiklerinde anladık. Ziyaret halindeki Toreador Justikar’ı saldırının asıl sebebi olmalıydı. Güvenlik ekibi ile beraber durup onurlu bir savaş vermek gibi aptalca bir düşüncemiz olmadı. Majesteleri ile beraber vakit kaybetmeden San Antuan’a geçtik. Hala köle olan iki Gargoyle bize en azından birkaç saat kazandırabilirdi. Tremere Naib’i bizi bekliyordu. Toreador Justikar’ı Naib’e elini çabuk tutması için emir verdi. İstiklal caddesindeki çatışmaları ve maske geleneğinin kırılırken çıkardığı çığlıkları dinlerken zamanın beklediğimizden yavaş geçtiğini fark ettik. Kara El, Tremere kilisesini bilinmeyen bir sebep yüzünden sona bırakmıştı sanki. Sanki çekeceğimiz azabı uzatmak, ölümsüz hayatımızın son saatlerini korkuyla doldurmak istiyordu. Justikar sinirlenip emrini yinelediğinde Tremere Naib’i çileden çıkmak üzereydi. Viyana’ya açılacak kapı ancak uzun ve dikkatli bir ayinin eseri olabilirdi. “Siz bilirsiniz” deyip hızlandı. Bir şeylerin ters gittiği ortadaydı. Kapı açıldığında Justikar vakit kaybetmeden Tremere Naibi ve beraberindeki kuvvetler ile öteki tarafa geçti. Geride kalan bizler hayretler içinde yok olmalarını izledik. Çok geçmeden yukarılardan bir yerden kırılan kapıların ilk sesleri geldi. Viyana’yı aradık. Geçiş gerçekleşmemişti... Bir gecikme olup olmayacağını sorduk. Avusturyalı bir şebek şaka yapıp yapmadığımızı sordu. Böyle köprü ayinleri anlık olurmuş. Bizler aptalmışız. Neden acele etmişmişiz. Telefon bir süre sonra el değiştirdi. Goratriks adında üst rütbeli piçin biri emir verdi: “Girin” dedi. “Bulun onları!”
| |